ATATURKUN DİNİMİZ HAKKINDAKİ SOZLERİ

2006-10-19 13:57:00

TÜRKÜN ATASINA(ATATÜRK'e) DİNSİZ DİYENLERE CEVABEN “Türk milleti daha dindar olmalıdır... Dinime bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam, öyle inanıyorum.” Mustafa Kemal Atatürk Atatürk'ün din anlayışı ve din konusunda izlediği politika, onyıllardır bazı çarpık yorumların ve yanlış anlamaların hedefi olmuş bir konudur. Kendi materyalist felsefelerini Atatürk'e mal ederek meşrulaştırma çabası içine giren bir kısım din aleyhtarı marksist çevreler, Büyük Önder'in laiklik ilkesini "din aleyhtarlığı" gibi yorumlamaya çalışmışlardır ve halen de bu çabayı sürdürmektedirler. Oysa tarihsel gerçekleri, Atatürk'ün dine bakışını ve uyguladığı din politikasını incelediğimizde, çok daha farklı bir tablo ile karşılaşırız: Atatürk, hem son derece samimi bir dindardır, hem de Türk milletini ayakta tutan değerlerin başında gördüğü dinin toplum tarafından anlaşılması ve doğru uygulanması için büyük bir çaba göstermiştir. Atatürk'ün Dindarlığı Atatürk, Allah'a ve İslam'a inanan samimi bir dindardır. Pek çok sözünde ve tavrında bunu görebilmek mümkündür. Büyük Önder, birçok konuşmasında, samimi ve içten bir şekilde Allah'tan, İslam'dan ve Kuran'dan saygı ve bağlılıkla bahsetmiştir. Hz. Peygamberimizi övmüş ve Türk milletine, gerçek dine sarılmayı ve daha dindar olmayı tavsiye etmiştir. Atatürk, 7 Şubat 1923 tarihinde, Balıkesir'deki Paşa Camii'nde verdiği hutbede kendisini dinleyenlere İslam'ın yüceliğini şöyle açıklamıştır: "Ey millet, Allah birdir, şanı büyüktür. Allah'ın selameti, sevgisi üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri Allah tarafından insanlara dini gerçekleri duyurmaya memur ve elçi seçilmiştir. Bunun temel esası, hepimizce bilinmektedir ki, Yüce Kuran'daki anlamı açık olan ayetlerdir. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz son dindir. En mükemmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, cilt 2, S.93) Büyük Önder, 1... Devamı

CANIMIZ KANIMIZ SANLI BAYRAGIMIZ NASIL OLUSTU

2006-10-19 13:54:00

Bilinen efsaneye göre, 1. Kosova Savaşı sonrasında Türk askerlerin kanının bir çukurda toplanması sonucunda, Ay ve Yıldız'ın yan yana gelmesi ile oluştuğu söylenmektedir. Yapılan tüm varsayımlar arasında, 1. Kosova Savaşı'nın sebep olması en büyük imkanlardan biridir, lakin bu savaş tarihinin akşamında gökyüzünde Jüpiter ve Ay yan yana nadir anlarından birini yaşamıştır. 1. Kosova Savaşı sırasındaki, Kosova'da gökyüzündeki görüntüye ulaşmak için örnek resimlerde Stellarium isimli ücretsiz planetarium programı kullanılmıştır. Planetarium programımızı 1. Kosova Savaşı tarihine (28 Temmuz 1389), ve Kosova koordinatlarına (Lat: 43.41 , Long: 25.65) alırsak ; gökyüzündeki Ay ve Yıldız'ın aslında Ay ve Jüpiter olduğu ortaya çıkar. 1. Kosova Savaşı sırasında Kosova'dan gökyüzü görünümü - Geceyarısı saatleri : Eğer ki bu yansımayı, olası bir kan çukuru üzerinde düşünürsek de; bize Türk Bayrağı'nın şu anki hali gözükür. Bunun için gece yarısı saatlerindeki gökyüzü görüntüsünü, dikey ve yatay olarak tersine çevirirsek (Ayı arkanıza alarak kan çukuru üzerindeki yansımayı izlemek isterseniz) karşımıza aşağıdaki resimdeki gibi bir görüntü çıkar, ve Türk Bayrağı ile arasında müthiş bir benzerlik var...           ... Devamı

AMERİKANIN VERGİ ODEMEYİ KABUL ETTİGİ ANLASMA

2006-10-19 18:31:00

Ekim/Kasım 179311 amerikan ticaret gemisinin Cezayir Korsanlarınca zapt edilmesi 27/Mart/1794Amerikan Kongresi Başkanı George Washington'a Akdeniz ve Atlantik'te Amerikan gemilerine saldıran korsanlara karşı koymak üzere harp gemileri yapımı için 600.000 Altın Dolarlık bir ek ödeneğin kabul edilmesi. Bu suretle Amerika Birleşik Devletlerinin deniz aşırı donanmasında temelinin atılmış olması.(Korsan gemilerinin hepsinin Osmanlı devletine tabi Garp Ocakları da denilen Cezayir-Tunus-Trablusgarp ve Ocak dışı Fas beyliklerine ait olması) 5/Eylül/1795Birleşik Amerika'nın Cezayir Donanması ile başa çıkamayacağını anlaması, Cezayir ile anlaşma yapması. Cezayir'deki Amerikan esirlerinin iadesi, gerek Atlantik ve gerekse Akdeniz'deki Birleşik Devletlerin sancağını taşıyan hiç bir tekneye dokunulmaması karşılığı 642.000 Altın Dolar ve her yıl 12.000 Osmanlı Altını ödemeyi kabul etmesi. Türkçe ve 22 madde olan antlaşmaya George Washington ve Cezayir Beylerbeyi Hasan Dayı'nın imzalamaları. Böylece Birleşik Amerikanın da Osmanlı Devletinin bir eyaleti tarafından yıllık vergiye bağlanmış olması. Birleşik Amerika tarihinde yabancı bir dille imzalanan tek antlaşma olması. Ayrıca yabancı bir devlete vergi ödemeyi kabul eden tek Amerikan vesikası olması. Not:Bu antlaşma Birleşik Amerika tarihi ve Cihan Devletinin geleceği açısından çok önemli olması ve Amerikan Donanmasının çekirdeğinin kurulmasına neden olmasıdır. Bu Antlaşma sonrası Amerikan Senatosuna Başkan Washington " Deniz ticareti rüşvet vermek, vergi vermekle korunmaz, Deniz Kuvveti ile korunur" açıklaması ile Birleşik Devletler, ilk açık Deniz Donanmalarının temelini atmışlardır. Devamı

ATATURKUN CANAZESİNDEN GOUNTULER

2006-10-19 18:28:00

  ... Devamı